TEZ SONUÇLARI
Bu çalışma sırasında şu aşamalar izlenmiştir: (a)Göl geniş çevresinde, DMİ tarafından çeşitli dönemlerde işletilen 24 yağış istasyonunun yaklaşık 65000 günlük yağış verisi toplanarak tek bir veri tabanı oluşturulmuştur, (b) Bu verilerin işlenebilmesi amacıyla, veri tabanı ile sayısal ve görsel değerlendirme olanağı sağlayan bazı bilgisayar programları arasında bağlantılar sağlanmıştır, (c)Gerek kullanım kolaylılığını ölçmek, gerekse seçilen bilgisayar programlarının yararlılığını görebilmek üzere, bu verilerin bir bölümünde bazı ön-analizler yapılmıştır.
Bu sınırlı ön-analizler bile Eğirdir Gölü yakın çevresinin yağış rejimi konusunda önemli ip uçları vermiştir. Ayrıca, Eğirdir gölünün su bütçesinin en önemli girdisi olan göl havzasındaki yağışlarla ilgili önemli bilgiler ortaya konmuştur. Daha önemlisi, bu sınırlı ön-analizler, Su Bütçesi hesaplaması açısından öncelikli sorunların neler olduğu konusunda yol gösterici bazı sonuçları ve incelenmeye değer kimi hipotezleri ortaya koymuştur. Ön-analizin sağladığı bulguların en önemlileri şöyledir:
(i) Her istasyonun yağış değerleri gerek yıl içinde gerekse yıldan yıla önemli dalgalanmalar göstermektedir. Örneğin, standart sapma ile ortalama değerin oranı olan değişkenlik katsayısı (CV) için bulunan en yüksek değer 1.7’dir.
(ii) Göl geniş çevresinin “Yağış Topografyası[1]” yıl içinde dalgalanmalar göstermektedir. Daha ilginci, göl havzası yağış topografyasının çukur bölgesinde yer almaktadır.
(iii) Bu topografyanın en çukur bölümü, başka değişle, en küçük eş-yağış eğrisi ile tanımlanan “Kurak Merkez[2]”, ağustos ayından eylül ayına, Kızılören’den Gelendost’a yer değiştirmektedir.
(iv) Bu “yağış topografyası”, yağış rejiminin büyük ölçüde Akdeniz’den gelen yağışlarla biçimlendiğini göstermektedir. Akdeniz kaynaklı yağışların etki alanı yıl içinde genişleyip daralmakta olup, yaz yağış rejimi, yazın belirginleşen yöresel etkilerle Akdeniz kaynaklı yağışlarının bir bileşkesi gibi görünmektedir.
(v) Göl geniş çevresinin yağış rejimini daha iyi tanımlanması için, benzer yağış özellikler taşıyan istasyonların kümelerinin oluşturulmasına gidilebilir. Bu konuda, istasyonlar arası korelasyon değerlerini benzerlik ölçüsü alarak, sınırlı bir ön inceleme yapılmış ve beklenmedik kümelenmeler görülmüştür. Örneğin Isparta, Eğirdir, Atabey, Senirkent, Bucak kümelenmesi. Bu konunun daha ayrıntılı incelenmesi gerekmektedir.
(vi) Ancak, sınırlı ön analizlere göre, her hangi iki istasyon arasındaki aylık korelasyon değerleri de birbirinden başkadır. Bu ise istasyon yağışları arasındaki benzerliğin yıl içinde değişime uğradığını gösterir, dolayısıyla da kümeleme çalışmaları tasarlanırken bu konu göz önünde tutulmalıdır.
(vii) Göl havzasına ve havza çevresine düşen yağış tutarının, hesaplamada kullanılan yöntemden pek az etkilendiği, göl aynasının ise bunlara nazaran biraz daha fazla etkilendiği görülmektedir. Geniş çevre istasyonları kullanılarak çizilen eş-yağış eğrilerine dayalı hesaplama ile diğerleri arasında %3-10 başkalık görülmektedir.
Bu bulgulara dayanarak, aşağıdaki vargılara erişebiliriz:
(i) Aylık yağış tutarındaki dalgalanmaları büyük olması, yaygın olarak kullanılan yıllık ortalamaya dayalı su bütçesi hesaplaması yolunun çok da yararlı olamayacağını göstermektedir. Su bütçelerinin en azından her ay için hesaplanması düşünülmelidir.
(ii) Yıldan yıla da yağış tutarında önemli dalgalanmalar bulunduğu düşünülürse, göl suyunun doğru kullanımını amaçlayan bir işletme düzenini belirlemede, uzun dönem ortalamasına dayalı su bütçesi hesaplamaları da yeterli olmayacağı açıktır. Dolayısıyla da, iyi bir işletme için, göl su bütçesinin yıllan yıla değişimini gösteren dinamik bir hesaplama düzeni kurmak gereklidir. Açıktır ki yıldan yıla değişmeleri gösteren bu tür bir su bütçesi hesaplama düzeni ancak, su bütçesinin diğer öğeleri için de benzeri veri tabanları hazırlandığında kurulabilir.
(iii) Uzun dönem ortalamasına dayalı su bütçesi hesapları yalnızca “ortalama” durumu gösterir. Başlangıçta, en azından, bütçe öğelerinin değişkenliğini gösteren ölçüler yardımı ile, bu “ortalama” durum yanında, alt ve üst sınırları gösteren “uç” durum bütçeleri hesaplanmasına gidilebilir.
(iv) Bu amaçla, veri tabanındaki yağış verilerini kullanarak, her istasyon için “olasılık dağılım eğrilerinin belirlenmesi, ve buna dayalı risk değerlendirmeleri yapılması yararlı olacaktır. Daha sonra, istasyon temelindeki bu risk değerlendirmelerinin bölgesel yapısı incelenebilir.
(v) Veri tabanının içerdiği yağış verilerinin çok değişik analizlere olanak sağlayacağı açıktır. Ancak, bu analizlerin güvenirliliği ve kolaylığı açısından, daha önce yapılması gereken işler eldeki verilerin türdeşliğinin irdelenmesi, istasyon verilerinin istatistiksel yapılarının saptanması ve uygun yöntemlerle "eksik veriler"in tamamlanması gerekir.
Sonuç Olarak kendi alanında bir ilk çalışma olan bu tez çalışması ile;
(i) Bir Veri Tabanı kurma ve bu işin zorlukları, dikkat edilmesi gereken hususlar konusunda bir deneyim ve bilgi birikimi elde edildiğini,
(ii) Daha sonraki çalışmalara örnek oluşturan ve bu çalışmalarla geliştirilebilecek bir veri tabanı programı üretildiğini,
(iii) Bu veri tabanı yardımı ile, havza için yağış modellemeleri yapmak için gerekli verilerin araştırıcıların kullanımına hazır duruma getirildiğini söyleyebiliriz.
Ülkenin ve bölgenin en önemli tatlı su kaynağı olan Eğirdir Gölü’nün uygun işletilmesinin ön koşulu güvenilir ve işe yarar dinamik bir su bütçesi modelinin oluşturulmasıdır. Bu çalışma ile, bu modelin oluşturulabilmesi için gerekli yağış öğesinin belirlenmesi açısından en önemli ilk adım atılarak, eldeki bütün yağış değerlerini içeren bir yağış veri tabanı kullanıma sunulmuş olmaktadır. Bu verilere dayalı sınırlı ön-analizler akla getirdiği hipotezler ve ortaya koyduğu bulguların, bundan sonraki çalışmaların düzenlenmesinde yararlı olacağını umarım.
Pek çok çalışma gibi, bu çalışmanın da en önemli sonucu, yanıtlanması gereken yeni soruları ortaya koymasıdır. Bu sorulara verilecek yanıtların Eğirdir Gölü Su Bütçesi açısından ve göl suyundan en uygun biçimde yararlanabilmek için büyük önem taşıdığı inancındayım.