"Seytan yanlizca sunar, insan isterse secer !" Oscar Wilde & "Talebelerine ogrenme arzusu asilayamayan bir ogretmen soguk demiri doven bir demirci gibidir." H.MANN $ "Ne kadar bilirsen bil, soylediklerin karsindakinin anladigi kadardir." Mevlana Celaleddin Rumi
> Anasayfa > Makaleler > Genel Makaleler (Bilgilendirme Amaçlı) > YOLCULUK NEREYE?
Ara
Kullanıcı Bölümü
Merhaba Ziyaretçi
IP: 38.107.179.234

Kullanıcı Adı
Şifre
Kimler Online
US 38.107.x.x
US 38.107.x.x
US 38.107.x.x
US 38.107.x.x
Unknown 178.154.x.x
US 38.107.x.x
US Google spider
US Google spider
YOLCULUK NEREYE?
Tarih 03/04/2009 01:09  Yazar Baris  Hitler 355  Dil Turkish
Bindik bir alamete, gidiyoz kıyamete...

SELAM ! HEMŞERİM YOLCULUK NEREYE?

Birine bir şey sorarsın cevap alamazsın bu memlekette. Hiçbir şey sormazsın üstüne üstüne gelirler insanın. Durdurun dünyayı inecek var. Sonunu bilmediğiniz bir yolculuğa çıktınız mı hiç? Ben o kadar çok yolculuk yaptım ama hep nereye gittiğimi ve hangi durakta indiğimi biliyordum. Fakat bu yolculuk biraz farklı şimdi. Nerede ineceğimi, ne zaman ineceğimi, yolculuk süresini, son durağın nerede olduğunu bilmiyorum. Neden bu yolculuğa çıktığımı bilmiyorum. Son durak neresi hiçbir fikrim yok. Şu anda gerçekten bir otobüsteyim ve bir yolculuk yapıyorum.  Dünya en büyük otobüs ve bu otobüsten bir gün herkes gibi ansısın indirileceğimi biliyorum herkes gibi. Her yolculukta olduğu gibi bu yolculukta da uyuyorum. Yolculukta uyumak iyidir. Nasıl geçtiğini, ne zaman bindiğini, ne zaman indiğini bilemezsin. Çok tatlı gelir insana, yormaz seni, anlamazsın ne olup bittiğini, görmeksin geçip gittiğin o güzel dağları, ovaları, gölleri, karlı yamaçları, Allahın dağında yapayalnız kuzularla söyleşen çobanı, köpeklerle can yoldaşı olan çocukları, gökyüzünü, yağmuru, rüzgârı, güneşi, ayı… Kapatırsın gözlerini ve açtığında son duraktasın. Muavin gelip uyandırır sizi o güzel rüyadan. Geçmiş  olsun uyanın beyefendi, son durağa geldik. Hakkikaten de geçmiştir iş işten. çoktan. Çok güzel uyudunuz, rahat bir yolculuk yaptınız mı? Evet yaptım. Bir daha bekleriz diğer yolculuklarınızda da. Ama bir daha ki yolculuk diye bir şey yoktur artık. Her şey bitmiştir ve otobüsten inmen gerekir. Hadi o otobüsten iner, diğerine bineriz. Ama dünyadan başka bir otobüs var mı? Acaba binebileceğimiz. Dünya, Venüs, Mars, Merkür, Plüton veya adını, yerini bilmediğimiz başka bir otobüs. Azcıkta orda yolculuk etsek ne olur sanki. Ama farkında olmak lazım bir önceki yolculuğun faturasının. Genede sonu yok genede sonu yok be kardeşim. Düşündüm şu ana kadar kaç yolculuk yaptığımı, gerçekten sayısını hatırlamam mümkün değil ve ne kadar daha yolcuk yaparım hiç belli değil. Lakin bildiğim bir gerçek var oda bu otobüste bir yolculuk hakkımızın olduğudur. Bu sonu bilinmeyen yolcuğa hepimiz çıktık. Hiçbirimiz hangi durağın mensubuyuz bilmiyoruz. Bilsek zaten durağa gelmeden biz atarız otobüsten kendimizi indirilmeden. İstesen de, istemesen de, düşünsen de, düşünmesen de indirileceksin bir gün bu yolculuktan ama gideceğin yere kadar hep uykuyla geçirme bence zamanını. Ara sıra aç gözlerini, gör etrafını, yaşa hayatını, hisset aldığın nefesi, çevrene verdiğin enerjiyi. Yaşam denen hengâmenin içinde bir oraya bir buraya koşuşturuyoruz derken, kaybolup gidiyoruz. Ne zaman yaşadığımı hissediyorum biliyor musunuz? Durup düşündüğünde, koşturmadığım, oturduğumda. Durup insanların o telaşlı koşuşturmasını gördüğüm zaman. Koşuşturma içerisinde hiç fark etmediğim, varlığını bildiğim ama hiç hissetmediğim kuş cıvıltılarını duymaya çalıştığımda. İşte o zaman anlıyorum kuşların ne demek istediğini. Durun koşuşturmayın hepinizin gideceği yer aynı, varacağınız tek bir nokta var. Orayı görün ve bu telaşınızı bastırın. Kapatın bütün iletişim araçlarınızı, telefonlarınızı, televizyonlarınızı, radyolarınızı. Kim arayacak diye düşünmeyin bir an olsun. Dizi kaçacak diye korkmayın. Hayat uçup gidiyor önce bundan korkmak lazım. Söndürün ışıkları, ayığı aydınlatsın gecenizi, göreceksiniz belli bir süre sonra o bile yeterli gözlerinizi kamaştıracak gecenin karanlığında, çevrenizdeki her şeyi fark etmeniz için fazla bile gelecek güneşten yansıttığı ışık.  (Ey gidi gcemi bile aydınlatan güneş neredesin). Çünkü alışacak gözleriniz ve ona göre algılayacak artık her şeyi. Yetinmesini bilmek lazım ve bazen olmazsa olmaz dediğimiz ayrıntıları bir kenara itmek lazım. Çıkartın üzerinizden bütün gün atamadığız sırtınıza yapışmış kıyafetlerinizi, kilitleyin kapıları, çekin telefonun kablosunu, kopartın kapının zilini, kimse arayınca bulamasın sizi ki, siz kendinizi bulabilin hayatın içinde. Yoksa hiçbir zaman fark edemeyeceksiniz yaşadığınızı. Hiç anlamadan yaşadığını, hiç duymadan kendi sesini, tonunu tınısını, hiç farketmeden kendi teninizin kokusunu, kaybolup gideceksiniz özlediğiniz toprak kokusunun içerisine. Ve sende bir gün toprak olacaksın herkes gibi.  Belki o zaman daha iyi anlayacaksın ne demek istediğimi. Artık ellerin bağlı, ayakların düğümlenmiş, dilin tutulmuş, gözlerin yerinden fırlamış olsada, son bir kez dokunmak isteyecek ellerin sevdiklerine,  koşmak isteyecek ayakların kıbleye,  bülbül kesilecek dilin hiç dua bilmesede, kapanmak isteyecek gözlerin semaya. Şimdi anladım toprak kokusunu bu kadar çok neden sevdiğimi ve özlediğimi. Çünkü saklamış içinde benim benliğimi. Kapattım gözlerimi ve şimdi dinliyorum kendimi. Kalbim çarpıyor duyuyorum sesini, tüylerim diken diken hissediyorum çıtırtı seslerini, kanım kaynıyor akıyor içimde kan şelaleleri. Gözlerim kapalı ama daha çok şey görüyorum şimdi. Çünkü hayalim gözlerimin ufkundan daha güçlü ve zengin belli. Dokunamasam da hissediyorum sevdiklerim yanımda sanki. Şarap içsem kadeh kadeh böyle güzel gelmezdi her şey. Ve şimdi anlıyorum neden yaşayan bir ölüyüz denilmesinin sebebini. Ölmeden mezara girmişiz dört duvar arasında, evde, iş yerinde,  arabada, her yerde. Artık sokamaz kimse beni değil dört duvar arasına, tek duvar arkasına. Açtım penceremi hayatın gerçek rüzgârına. Sonsuz evreni hissettim, dünya dar geldi bana. Sığamadım kabrime ömrüm az geldi bana. Dar etmeden yaşayın dünyayı… Söylenecek çok söz yok, ama yaşanası çok şey var… Her şey Gönlünüzce olsun… Gönlünüz neşeyle dolsun… Kendinize iyi bakın yoksa kimseler size bakmaz, siz millete bakarak yaşarsınız… AMA Bakan değil bakılan olmanız dileğiyle…31.03.2008

                                                                                                                            HASAN BARIŞ BARUT

Yorum Yok.
  

MemHT Portal is a free software released under the GNU/GPL License by Miltenovik Manojlo