YAĞMURCA SÖYLEMEK’
KELEBEĞİN KANADINA DAMLAYAN,menekşenin yaprağına ilişiveren bir yağmur damlası incitmez,kırmaz,tahrip etmez.Her yağmurlu günün şapırtıları arasında,her yağmur tanesiyle yeniden yeniye yaşadığımız bir nezaket ve incelik dersidir bu.Gündelik hay-huyumuzun gürültüleri arasında yitirdiğimiz bu dersi burada tazelemeye ne dersiniz?
Bilim adamları yüksekten bırakılan her cismin yerçekimi sebebiyle gitgide hızlanarak yere doğru düştüğünü söylerler.Ancak yağmur damlası bu kuralın istisnası gibidir.Çünkü yağmur damlası buluttan ayrıldığında alt tarafı şişkincedir ve yukarı incelen o bildiğimiz damla şeklini tam olarak almamıştır.Yoluna bir süre ,irice ve küre biçimli bir damla olarak devam eder.Bu sırada gittikçe hızlanır.Eğer yeryüzüne bu şekilde hızlanarak ulaşacak olursa,yerçekimi kanunu gereği,neredeyse kurşun hızıyla yere vuracaktır-hızlı,delici,tahripkar,yıkıcı.Bu halde,değil kelebek kanadı ve menekşe yaprağı,kiremitler,camlar ve çerçeveler –ve bu arada canlıların nazik tenleri-delik deşik olacaktır.
Ama öyle olmaz (ve hiç öyle olmadı).Yağmur damlası hava içinde ilerledikçe,alt tarafı genişler ve yukarıya doğru incelir.Alt tarafının genişlemesiyle havanın kaldırma kuvvetiyle iniş hızı arasında denge aranır.Kaldırma kuvveti yerçekimi kuvvetini aşıyorsa damla ortasından ikiye bölünür ve iki damla halinde yoluna devam eder.Havanın kaldırma kuvveti ile iniş hızı arasında böylece her yeni damla için yeniden denge aranır.Nihayet,damla üzerindeki yerçekimi kuvveti ile havanın kaldırma kuvveti arasında bir eşitlik sağlanır.Böylece damla yere doğru,tıpkı bir paraşüte asılmış gibi,sabit bir hızla iner.Kelebeğin kanadına usulca dokunur,menekşe yaprağına incitmeden ilişiverir.
Yani…Yağmur damlası çok yükseklerden,ama nazikçe indirilir.Öylece ‘rahmet'olur.
Bu fakir,başkalarına söz söyleme ,yani tebliğ etme makamında olanların çıkaracağı önemli bir ders görünüyor burada.Söylediklerimiz çok ali,pek yüksek hakikatler olabilir.Ancak,bu bize muhatabımızı delik deşik edercesine;delici,tahripkar ve sert söyleme hakkı vermiyor.Her yağmurun hatırlattığı gibi,sözü,yüksek de olsa ,muhatabın kalbine incitmeden ve nazikçe indirmeli;yağmur damlasının menekşe yaprağına dokunuşu sessizliğinde iliştirivermeli…
Siz’Yağmurca’ bilir misiniz?…
Senai Demirci
|